obezitede-beslenme

Obezite ve popüler diyetler kendi içerisinde iki kısır döngü. Sizde bu konuya ilgi duyuyorsanız bu yazımız tam size göre.


Popüler diyetler

Blog yazılarımın içeriğine baktığınızda çoğu zaman toplumda beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlardan, bilgi kirliliklerinden şikayet ediyorum. Ne yazık ki bu yazım da yine bu doğrultuda olacak. Çünkü zayıflama süreci doğru beslenildiğinde çok kolay iken, bireylerin bunu karmaşık hale getirip işleri zorlaştırmaları, popüler diyetler nedeniyle sağlıksız hale getirmeleri benim için kanayan bir yara. Bu nedenle bana en çok sorulan diyetler hakkında eleştirilerimi sizlerle paylaşıp bu konuda bilgilendirmeye çalışacağım.

Obezite

Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1975-2016 yılları arasında Avrupa ülkelerindeki obezite artışının altını çizdi. Ne yazık ki obezite artışında birinci sırada Türkiye yer alıyor. Bu bizler için büyük bir risk faktörü. Bununla mücadele etmek için iki yol var. Birincisi sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak, ikincisi ise aktif bir yaşam planlamak.

Fakat ne yazık ki halkımız hala sürdürülebilir beslenme planları yerine geçici, bilimsel olmayan ve şok diyetler arayışında. Bu diyetlere kısaca değinmek isterim.

Şok diyet

Şok diyet veya popüler diyetlere en çok başvurduğumuz dönemler genelde özel günlerdir. Düğün, mezuniyet töreni, önemli bir iş organizasyonu vb. Kısa sürede sonuç almak isteyenler çok kısıtlı bir beslenme ile zayıflamayı hedeflerler. Başarılı olduklarını düşünseler de aslında sağlıklarını büyük ölçüde riske atarlar. Aslında kısa sürede verilen kiloların çoğu su ve kas kaybıdır. Bu diyet listesi bırakılıp normal beslenme düzenine geçildiğinde verilen kilolardan çok daha fazlası geri alınmaktadır.

1 haftada 5 kilo vermek

Uzman Diyetisyen Turgay Köse’nin ‘1 Haftada 5 kg Nasıl Verilir?’ kitabını okumanızı öneririm. Kitabın özetini şuraya yazayım. ‘Verilemez’

Patates diyeti

Sizlerle bir konuyu netleştirmemiz gerekiyor. Besinlerden aldığınız kalori, ihtiyacınızın altındaysa kilo verirsiniz. Bu çok nettir.

Patates diyeti denilen beslenme modeline internetten baktığınızda, günlük aldığınız enerjinin 1200-1400 kcal arasında olduğunu görürsünüz. Bu enerji birçoğunuz için bazal metabolizmanızın dahi altında. Hal böyleyken zayıflamamanız için hiçbir neden yok. Fakat şu soruları hemen sormak istiyorum. Böyle bir diyete ne gerek var? Olmazsa olmaz bir diyet midir? Sağlığınızı tehlikeye atmanıza değer mi?

Patatesin zayıflamaya yardımcı, mucizevi bir etkisi yoktur. Tekrar hatırlatmak gerekir ki hiçbir gıda mucizevi değildir. Patates zaten sağlıklı beslenme çerçevesi içerisinde ideal ölçü ve sıklıklarda tüketilmesi önerilen bir gıdadır. Zayıflamak uğruna her gün patates yemenize hiç gerek yok.

Yoğurt diyeti

Yoğurt içeriğindeki yararlı bakteriler ve protein nedeniyle şüphesiz sağlıklı bir gıda. Fakat yukarıda değindim şeylere burada da tekrar etmek isterim. Hiçbir gıda tek başına mucizevi değildir.

Yoğurt diyeti ile 1-2 hafta boyunca sadece yoğurt tüketmek sizce ne kadar sağlıklı olabilir? Beslenme anlayışı sadece açlık hissiyatını ortadan kaldırmak mıdır? Sizce zayıflamak için gerçekten kendinizi bu kadar zorlamanız gerekiyor mu? Cevap kuşkusuz hayır!

Dengeli bir kahvaltı (2-3 adet zeytin, 1 dilim yağsız peynir, 1 dilim tam buğday ekmeği, 1 domates, 1 salatalık). Öğle yemeğinde 1 kase az yağlı çorba, küçük bir meyve. Akşam yemeğinde haşlanmış sebzeler yanına 1 kase yoğurt, 1 dilim ekmek. Sizce böyle bir beslenme planı sizi zayıflatmaz mı? Ne gerek var yoğurt diyetine.

İsveç diyeti

Bu diyet sistemi İsveç ve Norveç ülkelerinde büyük ilgi gördüğü için sıklıkla İsveç diyeti olarak isimlendirilmektedir. Minimum 6 gün ve maksimum 13 gün uygulanması önerilen bu diyet çok düşük karbonhidrat, yüksek protein ve yağ içermektedir. Metabolizmayı hızlandırdığı için kahve ve yeşil çay tüketimini önerir.

Yüksek miktarda protein ve düşük karbonhidrat içerdiğinden dolayı vücudu ketojeneze soktuğundan hızlı kilo vermeye yardımcı olabilir. Fakat ne yazık ki sürdürülebilir olmamakla birlikte riskleri ve zararları da çok fazladır.

Tahılların hiç içermemesinden dolayı B vitaminleri vücuda yetersiz alınmaktadır. Bununla birlikte düşük enerjili bir diyet olmasından ötürü bitkinlik, tükenmişlik ve depresyona eğilim artabilir. Yüksek protein içermesinden dolayı böbrek rahatsızlığı olan bireyler için uygun değildir. Metabolizma düzenini bozduğu için normal beslenme planına geçildiğinde verilen kilolar hızla geri alınma olasılığı fazladır. Diyabet hastaları için uygun bir beslenme planı değildir.

Diyetisyen danışmanlığı alın

Eğer fazla kilolarınız varsa internetten okudunuz popüler diyetlere değil muhakkak bir diyetisyenden danışmanlık alın. Emin olun zayıflama süreci tahmin ettiğinizden çok daha kolay olacaktır. Tek ihtiyacınız olan şey sabretmek. Diyetisyen eşliğinde siz sağlıklı beslenmeyi öğrenirken kilolarınızın da zamanla gittiğini ve ideal kilonuza ulaştığınızı göreceksiniz.

bir yorum bırakın